Günün Sözü

Aşk, büyüktür ama sonsuz değildir.

Honore de Balzac

Cuma, Ocak 22, 2010

DİKKAT HAREKAT VAR!



Son günlerde gündem o kadar çok değişir olduki, sokaktaki vatandaşın her şeyi takip edebilmesi imkansız hale geldi.Ergenokon,Kürt açılımı,DTP'nin kapatılması,kozmik oda ve daha bunları anlamlandırıp idrak etmeye çalışırken şimdide Balyoz darbe planı.
Birde birileri varki onların derdi başka.Birileri varki onların öncelikleri, düşünceleri başka.Onlar aç karınlarını doyurmaya çalışan, çocuğunun okul harçlığını,bebeğinin mamasını,bakkala olan borcunun peşindeler.Ama onları hatırlayan yok.Onlar iki kez hatırlanıyor.Biri yerel diğeri de genel seçimlerde.Bu zamanların dışında maalesef onları hatırlayan yok.Yani koyun can derdinde, kasap et derdinde.
Bütün bunları söylerken tabi ki darbe iddaları araştırılmasın,devletin kurumları içerisinde ki derin yapılanmalar göz önüne serilmesin demiyorum.Ama Şeyh Edebali'nin dediği gibi "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.".Bugünkü durumda Şeyh Edebali'nin söylediğiyle çok yakın.Vatandaş yaşayamıyor ki devleti yaşatmaya çalışasın.
Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu'nun iddalarıyla ülkede yer yerinden oynamışa benziyor.İddanamede adı geçen sanatçılar,aydınlar,iş adamları hep bir ağızdan bu planı lanetleyen açıklamalarda bulunuyorlar.Ama birde iddalarla karşı karşıya kalan Askeriye var.Genelkurmay Başkanlığı iddaları yalanlıyor,Taraf gazetesinin ortaya attığı Balyoz Harekatı Planı'nı dış güçlere karşı hazırlanan bir tatbikat programı olduğuna dair açıklama yapıyor.Peki soruyorum size.İddaların doğruluğu veya yanlışlığını bir kenara koyun.Biz vatandaş olarak bütün bunlardan ne anlıyoruz.O zaman şu aklımıza geliyor değil mi? Kendini aydın olarak görenler ,hukukçular,siyasetçiler bütün bunları tam olarak açıklayamazken, bütün haberleri sadece ana haber bültenlerinden dinleyen biz halkında bir anlam verebilmesi imkansız oluyor tabi.
"Türk Silahlı Kuvvetleri yıpratılmaya çalışıyor.TSK düşmanları çoğalıyor.".Bu iddalar hiç birimize uzak değil.Hepimizin kulağında olan bir cümle.Aslında haklılık payı olan bir sav.Ancak şunu da unutmamak gerekir ki Askerin yapmış olduğu siyasete müdahaleler Türkiye'yi onlarca yıl geriye götürdüğü aşikar.Sadece hayal edin.Çünkü hayal etmesi bile bana müthiş haz veriyor.61,71,80,97, e-muhtıra...Bütün bunlar yaşanmamış olsa düşünsenize demokrasimiz,sanayimiz,ekonomimiz ne seviyede olurdu?1980 yıllarında ekonomik yönden bir çok benzerliğimiz bulunan İspanya ile şu anki durumumuz ortada.
Çok önemli bir sürece girmiş bulunuyoruz.Bu süreçte çok ağır faturalar ödemek zorunda kalan birileri olabilir.Ama şu bir gerçek.Artık Türkiye'de hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.

Pazar, Ocak 17, 2010

DAVUTOĞLU VE DIŞ POLİTİKA


Türkiye, geride bıraktığımız yılda bölgesinde ve dünyada çok etkin bir diplomosi trafiği yaşadı.Başta komşularıyla olmak üzere Güney Amerika'dan Afrika'ya bir çok ülkeyle temaslarını sıklaştırdı.
Davutoğlu ile birlikte gelen "Komşularımızla 0 problem" anlayışı aslında yıllardır ülkemizde süregelen bir takım korkularıda aza indirmiş durumda.Aslında izlemiş olduğu strateji meyveleri- ni çok kısa bir sürede vermeye başladı diyebiliriz.Davutoğlu şunu çok iyi biliyor.Türkiye komşularıyla ilişkilerini en üst seviyeye çıkaramadığı sürece yıllardır olduğu gibi kendisini gelişmekte olan ülkelerin arasından çıkaramayacaktır.Dünyanın hangi köşesinde vardır ki komşularıyla sürekli sorunları bulunsun ve aynı zamanda gelişmiş ülkeler arasında olsun.Bunun hiçbir örneği yoktur.
Komşularımızla yaşanan sorunların ve karşılıklı silahlanmanın tüm bölge ülkelere zararı inanılmaz derecede yüksektir.Bu ortamdan faydalanan tek bir kesim vardır o da başta silah şirketleri olmak üzere kendini gelişmiş ülke olarak gören insan kanıyla beslenen ülkelerdir.
İşte Yunanistan...Dış borçlarını ertelemek zorunda kaldı.Bu durumda global kriz etkin bir rolü vardır fakat şunu da unutmamalı ki Türkiye ile Yunanistan karşılıklı silahlanma yarışındadır.Yunanistanda biz gibi savunmaya yüksek miktarda bütçe ayırmakta. Bunun haklı gerekçeleri olabilir ama bu tür bölge ülkelerine zarar veren eylemleri engellemek için maksimum diplomasi, 0 problem parolası bütün bu yarışı en aza indirecek ve artık başta ülkemiz olmak üzere devletler bütçelerini demir yığınlarına değil milletinin refahı için harcayacaklardır.
Dış ilişkilerde 0 problem ilkesini sonuna kadar destekliyorum.Çağdaş, medeni, modern bir Türkiye için 0 problemden başka bir çıkış yolu yoktur. Fakat şunuda göz ardı edemeyiz.Bizim dışarıda etkin rol oynamamız için içeride sorunların çözülüp istikrarın yakalanması şarttır.Davutoğlu bunuda düşünüyordur sanırım. Saygılar...

Çarşamba, Ocak 06, 2010

Meme Kanseri Kontrolü!

Digiturk izleyenler bilirler,çok güzel bir iş var 2 sezondur Türkmax ekranlarında.Bir çiftin yaşayabileceklerini,tadına doyulmaz bir anlatım tarzıyla bizlere sunan bir kısa komedi bu dizi:'1 Kadın 1 Erkek'.Önce paylaştığım videoyu izlemenizi sonrasında ise diziyi düzenli olarak takip etmenizi şiddetle öneririm.

Pazar, Ocak 03, 2010

Yeni Yıl Mesajı!


Anca hafta sonları,özellikle pazar günleri müsait oluyorum bloğumla ilgilenebilmek için...Yeni yıl mesajı 3 gün önce yazılması gereken bir şeydi.Ama 'geç olsun güç olmasın' sözü yardımıma koştu tam bu noktada...

2009.Çok şey yazmak gerek biliyorum,ama yazmaya başlarsam yazmadıklarım,yazmayı unuttuklarım gönül koyar bana.Kısaca özetlemek gerekirse;parlak bir yıldı 2009.Yeri geldi çok sevindim,yeri geldi yerin dibine girdim,yeri geldi ağladım günlerce haftalarca..Ama kötü şeylerin hepsi geride kaldı.İyiler var artık elimizde,yeni yılda.

2010.Yeni bir yıl,yeni umutlar,yeni işler,yeni aşklar...Birde,klişe olacak ama 'bol bol' sağlık.Gerisi hikaye.

P.s:Unutmadım seni babaanneciğim,hep aklımdasın,geceleri dualarımda,anımsadığımda dinmeyen gözyaşlarımdasın.Yaradan,mekanını cennet eylesin!

---Yılın 'en Evreka' Videosu!--- 'Havada durdum şahitlerim var! '


Bana göre geçen senenin en bomba olayı bu durum.Her seferinde gülmekten alamıyorum kendimi...2009'dan unutmayacağım seni Sabri!Uçan Sabri!

Bkz.Yaratıcılık


Milano'da bir bayan kuaförü ilgi çekmek amaçlı olduğunu düşündüğüm bir reklam kampanyasına imza atmış gözüküyor.Milano'da reklam panolarını süsleyen bu reklamın oldukça yaratıcı bir düşüncenin ürünü olduğunu savunuyorum:)

Sizce de öyle değil mi dostlar?

Cumartesi, Ocak 02, 2010

HUKUKU SAVUNANLARIN HUKUKSUZLUĞU...

Malumunuz bu hafta gündemi derinden sarsan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in açıklamaları...
Sokaktaki sıradan bir vatandaşın bile ağzına alamayacağı sözleri Baydemir'in sahip olduğu makamı unutarak ve de tüm basının önünde söylemesi sorumsuzluğun ne seviyede olduğunu gözler önüne seriyor.

***

"Gözaltına alınan 16 arkadaşımız hangi suçu işlediyse bizde işledik,işleyeceğiz" açıklaması başlı başına olay yaratacak cinstendi.Yıllardır barıştan, demokrasiden,özgürlükten bahseden insanları bir anda ağızlarından düşürmedikleri hukuku çiğnemeye iten neydi?Aslında onları bu duruma iten faktörlerden ziyade temelde zaten zihniyetler çiğnemek üzerine olduğundan bu açıklamalar karşısında da şaşırmamak gerekir.

***

Baydemir Pkk'nın sivil yapılanması olan KCK operasyonlarının avukatlığına savundu, daha önce Öcalanın odasının sadece 17 cm2 küçük olmasını öne sürerek avukatlığa soyulduğu gibi.O değilde bütün bu olanlar pek hayra alamet değil.Genelkurmay,KCK operasyonları,eylemler...Türkiye'yi oldukça karışık bir 2010 yılı bekliyor.Tüm dileğim Türkiye tüm bu istikrarsızlaştırıcı köklü sorunlardan en kısa sürede kurtulur.Tabi önce bazı zihniyetlerden kurtulması gerektiği gerçeğini gözardı etmeden...

***

Ve iyisiyle kötüsüyle bir yılı geride bıraktık.2010 yılına merhaba dedik.Öncelikle yeni yılın ülkemize barış, huzur ve refah getirmesini diliyorum.Özlemle duyduğumuz günlere...Kendinize iyi davranın ki başkasınada iyi davranabilesiniz.Saygılar...