
Dünya dün itibariyle bir çok kişinin ifadesiyle bir komedi izledi.Hemde yaşanan bu olay dünyada süper güç olarak gösterilen, ve gerçekten yakın zamana kadar tek başına olayları yönetebilme gücüne sahip ABD'de yaşandı.Amerikan Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi üzerine hiçde görev olmayan,ancak iç siyasetteki kaygılardan ötürü Tarihi olayları yargılama gibi bir role soyundu.Peki bir çok platformda birlikte olup. birlikte hareket ettiği; ortaklıklarını stratejik işbirliği diye tanımlayan ve geçmişten bugüne köklü ilişkilere sahip olduğu Türkiye'nin aleyhinde böyle bir kararı almaya iten neden neydi?
Aslında bu tabloya pek yabancı değiliz.Her yıl bu tasarı Amerika'da oylanır ve bizlerde tüm imkanlarımızla, hem kendi lobimizle hem de çoğu kez Yahudi lobisiyle işbirliği yaparak bu tasarıyı engellemeye çalışırız.Fakat bu yıl basınada yansıdığı gibi İsrail ile olan gerilimlerden ötürü Yahudi lobisiyle sağlıklı ilişki kuramadığımız söyleniyor.Her ne olursa olsun, bu millet her yıl bu çileyi çekmek zorunda değil, hele tarihi olayların tarihciler tarafından değilde belkide daha 1915 yılında olanlarla alakalı hiç bir fikri olmayan binlerce kilometre uzaklardaki, bir takım insanlar tarafından yargılanması hiç kabul edilemez.Kaldı ki bizleri suçlayanların kendi tarihinden bi haber olduğu apaçık ortada.Yine Cumhurbaşkanımız'ın ifadesiyle "Üzerinde 3 dakika konuşamayacak olan vizyonsuz siyasetçilerle karşı karşıyayız." açıklaması aslında yaşanan haksız suçlamayı gözler önüne seriyor.
Tasarı 22'ye karşı 23 oyla kabul edildi.Yani bir oy evet değilde hayır olsaydı tarih doğru mu değerlendirilmiş olacaktı?Kimsenin kimseyi kandırmaya hakkı yok.Fakat yine de yaşananlar karşısında bir aynaya bakmamız gerektiği kanısındayım.Kendimizi o kadar yanlış tanıtmışız ki "Ani tepkiler veren, ancak reaksiyonları kısa sürede sönüp vermiş olduğu kararların arkasında durmayan" bir ülke profili oluşturmuşuz.Ve Amerikalılar "Nasıl olsa Türkler her şeyi unutur." diye düşünüyor olmalılar.
Ermenistan ile yapılan protokoller her iki mecliste de görüşülmek üzere sıradalar.Ancak bu karar zaten çok zor ilerleyen Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecini sekteye uğratacağa benziyor.Her ne kadar Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Türkiye'nin hiç bir zaman baskı altında karar almadığını ve almayacağını kararlı bir şekilde söyledikten sonra Ermenistan'la olan sürecin her şeye rağmen sürdürüleceğini söylemesi belkide Türkiye'nin bölgede barışı ne kadar çok istediğinin en büyük göstergelerindendi.
Herkes bu tasarıyla ABD'nin, protokollerin kabulü için baskı oluşturmak istediği yönünde görüş belirtirken; aslında onların istediği protokollerin onayı değil.Çünkü bölgede yaşanacak iyi gelişmeler Türkiye başta olmak üzere Orta Doğu'ya pozitif yönde sirayet edecek ve bundanda en çok çatışmadan,kargaşadan beslenenler rahatsız olacak.Diasporanın etkinliği sözde soykırım üzerine kurulu olduğundan tabiiki onlarada bölgede normalleşmenin her zaman karşısında olacaklardır.
Türkiye son yaşanan olaylardan ötürü sergilemiş olduğu dengeli ve kararlı yolu takip etmeli ve tüm dünyaya Türkün kararlılığını göstermelidir.Ve bizi tarihimizle suçlayanlara belkide kendi kanlı tarihlerini hatırlatarak ilacı önce kendi kel kafalarna sürmeleri tavsiye edilmeli.
Çok zor bir süreçten geçtiğimiz açık.İçeride Tekel işçileri, yargı, soruşturmlar derken şimdide dışarıda sözde Ermeni soykırımı ve beraberinde PKK'nın Avrupa yapılanmasına yapılan baskınlar ve bunun yansıdığı gerilimler.Türki'ye bu zor sınavıda vererek daha güçlü çıkacağına olan güvenim tam.Ve bu olaylar sonucunda eksen kayması da beraberinde gerçekleşirse hiç şaşırmamamız gerektiği kanısındayım.Saygılar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder